NELERİ ÖĞRENMELİYİZ?

Prof. Dr. M. Es'ad COŞAN

...

Tahsil görmek, ilim öğrenmek, çok önemli, çok değerli, çok sevaplı, çok mübarek, çok faydalı ve çok lüzumlu bir faaliyet. Çoluk, çocuk, büyük, küçük, kadın, erkek hepimiz daima ilim, irfan tahsil ve terbiye yolunda olmalıyız. Öğrenmek, sadece okul çağındaki çocuklara mahsus değildir; hepimizin, her zaman öğrenmesi gereken pek çok hususu öğrenmeğe çalışması lâzımdır, şarttır, hattâ farzdır.

Gün içinde çocuklar için öğrenim saatleri olduğu gibi bedenen çalışanlar, iş gücü, ticareti, sanatı ile uğraşanlar için de mesai dışında bir takım öğrenme saatleri olmalıdır. Akşamlar, sabahlar, geceler, yolda, vasıtada geçen zamanlar, hafta sonları, tatiller öğrenim fırsatları olarak iyi değerlendirilmeli, aziz ömrün bir saniyesi bile boşa geçirilmemelidir.

Peygamberimiz Muhammed-i Mustafâ Efendimiz --sallallàhu aleyhi ve âlihi ve sellem-- bizi ilim öğrenmeye çok şiddet ve hararetle teşvik ediyor. Maddî, manevî, dinî, dünyevî, uhrevî, her şeyi öğrenmek müslümanlar için zevkli bir görev. Tabii bir insanın her şeyi bilmesi, allâme-i küll olması çok zor ve hattâ imkânsız, iş bölümü ve ihtisaslaşma şart.

Herkesin, her şeyden önce özellikle âkil ü baliğ olmadan, sorumluluk çağına girmeden önce dinini öğrenmesi lâzım; çünkü, eğer farzları, helâlleri, günahları, haramları öğrenmezse hayat imtihanını kaybeder, ahirette çok pişman ve perişan olur.

Bunun için Peygamberimiz büyük küçük hepimize özellikle ve öncelikle Kur'an-ı Kerim'i çok iyi öğrenmemizi tavsiye buyuruyor; Kur'an okuyup mucibince amel edeni içi misk dolu bir dağarcığa teşbih ediyor, Kur'an'ın her harfi için, okuyana on sevap verileceğini bildiriyor.

Kur'an'ın öğrenilmesinde en önemli kaynak hadîs-i şerifler olduğundan, bizler hadis kitaplarını da çok okumalı, sünnet-i seniyye-i nebiyyeye sımsıkı sarılmalıyız.

Dinimize göre, öğrenilecek başka dünyevi şeyler de var. Meselâ Efendimiz çocuklara, büyüklere yüzmeyi, atıcılığı öğretmeyi, Arapçayı güzel konuşmayı, ferâiz (miras taksimi) ilmini, ensab (soy sop, sülale) ilmini (akrabalar bilinsin aransın, kollansın diye); nücum (yıldızlar) ilmini (karada, denizde yön tayini yapılabilsin diye) tavsiye buyurmuş.

Bazı hadis-i şeriflerde de ruhî ve ahlâkî hasletler tavsiye eylemiş; Meselâ: "Sekînet ve vakârı öğrenin, yakîn: (şeksiz, tereddütsüz, apaçık imanı) öğrenin, kendinden ilim öğrendiğiniz kimselere saygı ve tevâz gösterin, tefekkür eyleyin, tevekkül eyleyin, sabredin..." diye emretmiş. Demek ki hem dînî, hem dünyevî, hem ahlâkî hususları öğrenmeğe çalışacağız, Çocuklarımızı böyle çok yönlü, çok sağlıklı, çok erdemli, aklen ve bedenen çok yetenekli, çok becerikli yetiştireceğiz.

Yazımızı SAS Efendimiz'in çok önemli bir hadis-i şerifi ile bitirmek istiyorum (Bunu bütün kardeşlerim ezberlesinler!):

"--İlim öğrenin, çünkü ilmin Allah rızası için öğretilmesi haşyettir; öğrenilmeye çalışılması ibadettir; karşılıklı müzakere edilmesi tesbihtir; araştırılması cihaddır; bilmeyene öğretilmesi sadakadır; lâyık olan ehil olan kimselere sunulması kurbiyettir;

Zira ilim, helâl ve haramın bilinme yeridir, Cennet yolunun nurlu işaret feneridir, tenhalıkta insanın enîsi, yalnızlıkta arkadaşı, halvette sohbetdaşı, darlık ve genişlikte sıkıntı ve sevinçte kılavuzu, düşmana karşı silahı, dostlarına karşı ziyneti, diyar-ı gurbette yakınıdır. Allah ilim ile bazı insanları yüceltir, yükseltir, cennette server eyler. (Râmûz, I/254, 7)"

Kadın ve Aile, Eylül 1996
 

Ana Sayfa  |  © Dervişân  |  Tavsiye Et